Kadınım ben!

seninlegokyuzuolalim:


Nedense şu binlerce yıllık ataerkil sistem, yasaklar koymaya doyamadı bana. Geceleri sokakları arşınladı adamlar, koca koca kahkahaları camları çınlattı, sarhoş olup kaldırımlarda sızdılar. Ben de seviyordum o'lum geceleri, benim de yağmur altında kendimle baş başa kalıp gezesim vardı. Şarkı filan da söylerdim kendi kendime, ben de ıslıkla türkü çığırabiliyorum neticede? Seveceksem ölümüne sevecektim, çünkü geceler ve sokaklar adamlarındı. Çıkmayıver dediniz, gezmeyiver.. Gündüzler neyime yetmiyordu?

Kadınım ben!
Tarihler, dinler, efsaneler, mitler hep toprakla özdeşleştirdi beni. Bedenim bereketli ya, ondan belki. Ama toprağı adamlar sahiplendi. Onlar ormanda piknik yaptı, üstleri çıplak çimenlere yattı, yalın ayak göle girdi, nehirde yüzdü. Bana pikniğin bulaşığı kaldı. Ben de ağaca çıkacaktım o'lum? Ben de sincap sevecektim, kertenkele yakalayacaktım. Odunları bana kestirirken iyiydi? Oysa orman havasında azıcık yürüyüp gelecektim. Seveceksen ölümüne sev dediler… Toprak gibisin, topraktan geldin dediler, sonra bir şeyler oldu; bluzum ıslandı, ayağım ufaktı derken içleri gıcıklandı, şeytana uyuverdiler, cansız bedenimi bulunmasın diye toprağa sakladılar. “Solumayıversin orman havasını, ne işi varmış bir başına oralarda?” dediler.

Kadınım ben!
Âşık olurum. Çok sevesim gelebilir, sevişesim de. Ama adamların hata yapma hakkı, bir daha deneme hakkı, kendine hakim olamama hakkı verilmez bana. Bana, “Seveceksen ölümüne sev!” derler. Yanlış adamı seversen ölürsün, artık adamı sevmezsen ölürsün, ikinciye seversen ölürsün. “Olmayıver o zaman âşık. Aşk karın doyurmuyor ya?” dediler. Oysa çok sevesim vardı be o'lum; hayat öyle daha bir güzel olacaktı, güzel edecektim.
Yaşayabilseydim.

Kadınım ben!
Yapmayıver ve olmayıver'lerin sonu gelmedi. Benim cinsel organımın göbek adı küfür, bilimsel adı ayıp oldu devlet nezdinde. Kadın bile diyemediler de, hanımlarla, bayanlarla hafiflettiler adımı. Senin çükün ortamlarda övülür, törenle kesilir, altınlarla kutsanırken, donumuzdaki iki damla kanda, bizim yanağımızda patlayan tokattı kadınlık.

Kadın asla pes etmedi. Direnerek umutla bekledi.

Sonunda bak ne dedi bilim insanları, “Kadının kemiğinden sperm üretildi, kadın kendi kendine hamile kalabilecek.” Şimdi o ataerkil düzenini, yüzüne boyalarla dayak yemiş makyajı yapılmış posterlerini, yapmacık duyarını, sadaka niyetine verdiğin haklarını, vazife kıldığın analık rütbesini, tahrik indirimlerini, iyi hâl gözetimlerini al, ister katla rulo yap; koy kenara. Yokluğumda bakar bakar ağlarsın. Bilimle kazandım, doğa beni seçti.

Ey sen ataerkillik, kuyruğunu kıstırıp giderken son defa, a'federsin ama sırf bunca yıl ne çektiğimi anlayasın diye, kulağına üfleyip dik dik kıçına basacağım. Bir de afilli laf savuracağım ardından: Sen de böyle güzel göt olmayıverseydin n'apalım?

Ayşen Aksakal/Bavul Dergisi


Indy Theme by Safe As Milk